Sosyal medya platformlarının gençleri bilerek bağımlı hale getirdiği iddiaları, ABD hukuk tarihinde yeni bir dönüm noktasına ulaştı. Instagram ve Facebook’un sahibi Meta, TikTok’un sahibi ByteDance ve YouTube’un çatı şirketi Alphabet gibi sosyal medya devleri, gençleri bilerek bağımlı hale getirdikleri iddiasıyla bu hafta Los Angeles’ta hakim karşısına çıkıyor.
Davanın en dikkat çekici gelişmelerinden biriyse popüler uygulama Snapchat’in sahibi Snap’in duruşmalar başlamadan hemen önce davacı tarafla anlaşmaya varması oldu. Snapchat uzlaşarak yargı sürecinden çekilirken; Meta, ByteDance ve Alphabet ise iddialara karşı mahkemede savunma yapmayı seçti. Bu durum, teknoloji devlerinin izleyeceği strateji açısından davanın seyrini daha da kritik hale getirdi.
Yüzlerce davanın akıbetini belirleyecek olan bu emsal niteliğindeki yargılamada, Meta CEO’su Mark Zuckerberg’ün de tanık kürsüsüne çağrılması bekleniyor. Davacılar, platformların sadece içerik barındırmadığını; algoritmaların çocukları platforma hapsetmek, uyku düzenlerini bozmak ve onları depresyon, yeme bozuklukları gibi ciddi sağlık sorunlarına itmek üzere kasıtlı olarak tasarlandığını savunuyor.
Sosyal medya şirketleri bugüne kadar, kullanıcılar tarafından paylaşılan içeriklerden sorumlu tutulmalarını engelleyen ve Section 230 olarak bilinen yasal dokunulmazlık zırhına güveniyordu. Ancak bu dava, tartışmayı içerikten tasarıma kaydırıyor. Davacılar, sorunun içerik değil, platformların bağımlılık yaratan mimari yapısı (sonsuz kaydırma, bildirimler ve algoritma önceliklendirmesi) olduğunu iddia ediyor.
Hukuk otoriteleri, bu süreci 90’lı yıllarda tütün devlerine karşı açılan ve milyarlarca dolarlık tazminatlarla sonuçlanan tarihi davalara benzetiyor. Eğer mahkemeden platformlar aleyhine bir karar çıkarsa, bu durum sadece devasa tazminatların yolunu açmakla kalmayacak; aynı zamanda sosyal medya şirketlerini algoritmalarını ve çalışma modellerini kökten değiştirmeye zorlayacak.
2026’nın ilk çeyreğinde sonuçlanması beklenen bu dava, dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkisine dair küresel çapta yeni düzenlemelerin de kapısını aralayabilir.





Popüler İçerikler